Preeklampsi Nedir?


Preeklampsi nedir?

Öncesinde normal kan basıncı olan kadında 20. gebelik haftasından sonra proteinüri (idrarla birlikte vücuttan atılan protein çok fazla olması durumunda) ile birlikte görülen hipertansiyon (≥140/90 mmHg) olarak tanımlanır.

Preeklampside minimum kriterler:

  • 20. gebelik haftasından sonra kan basıncı değeri ≥140/90 mmHg,
  • Proteinüri değeri ise ≥300 mg/24 saat.

Preeklampsi açısından artmış kesinlik:


  • Kan Basıncı ≥ 160/110 mmHg,
  • Proteinüri 2,0 gr/24 saat veya üzeri (2+ ya da 3 dipstik): Proteinürinin gebelikte ilk defa ortaya çıkması ve doğumdan sonra gerilemesi,
  • Serum kreatinin > 1,2 mg/dL, daha önce yüksek olduğu bilinmiyorsa,
  • Trombosit sayısında azalma ( Mikroanjiopatik hemoliz – LDH artış)
  • Karaciğer enzimlerinde (ALT veya AST) artış,
  • Uzun süreli ve şiddetli baş ağrısı, görme bozukluğu ve beyinsel belirtiler,
  • Mide bölgesinde inatçı ağrılar.

Preeklampsi tablosunun belirtilerinin şiddeti ile paralel olarak anne ve bebek açısından sonuçlarda şiddetlidir. Benzer şekilde, böbrek, karaciğer ve hematolojik fonksiyon testlerindeki anormal laboratuar bulguları preeklampsinin kesinliğini arttırmaktadır.

Gebelikte Preeklampsi ve Plasentanın Durumu

Gebelikte Preeklampsi ve Plasentanın Durumu

Preeklampsinin sınıflandırılması

Preeklampsi tablosunda görülen belirtilerin sonucu olarak preeklampsinin sınıflandırılmasında her ne kadar bazı kaynaklarda orta derecede preeklampsi için üçüncü bir kategori yapılsa da çoğunlukla Amerikan Obstetrik ve Jinekoloji Derneğinin hafif ve ağır olarak tanımladığı ikili sınıflama sistemi kullanılmaktadır.

  1. Hafif (ağır olmayan) preeklampsi
  2. Şiddetli (ağır) preeklampsi

Hafif (ağır olmayan) preeklampsi kan basıncının ≥140/90 mmHg ile ≤160/110 mmHg arasında ve proteinürinin 24 saatlik idrarda ≥300mg ile transaminaz yüksekliği çok az görülür. Ağır preaklampside görülen semptomlar görülmez ve diğer laboratuar sonuçları normal değerlerdedir.

Şiddetli (ağır) preeklampsi de ise;

  1. Hasta yatak istirahatindeyken en az 6 saatte 2 kez sistolik kan basıncı ≥160 mmHg veya diyastolik kan basıncı 110 mmHg,
  2. 24 saatlik idrarda ≥5 gr proteinüri (Bu değerlendirmede idrar stiki doğru bir yöntem değildir),
  3. Oligüri (≤500 cc/24 saat),
  4. Persistan serebral görme bozuklukları veya serebral ödem,
  5. Bulantı ve/veya kusma ile persistan epigastrik ağrı,
  6. Pulmoner ödem,
  7. Trombositopeni, serum kreatininde artış, belirgin serum transaminaz yüksekliği,
  8. Belirgin intrauterin gelişme geriliği (IUGG) mevcuttur.

Bu ağır preeklampsi tablosunun sonucunda eklampsi krizi ya da HELLP Sendromu (Hemolysis, Elevated Liver Enzymes, Low Platelet Count) tablosu karşımıza çıkabilir. Bu bulgular ve semptomlar ne kadar şiddetli ise gebeliğin sonlandırma gerekliliği o derece artar. Öte yandan hafif ve şiddetli preeklampsi arasında ayırım yapmak oldukça güçtür ve yanıltıcı olabilir. Çünkü bu tablo hafif preeklampsiden şiddetliye (ağır) doğru hızla ilerleyebilir.

Preeklampsi için risk faktörleri nelerdir?

  • Doğum yapmamış olmak,
  • Siyah ırk,
  • Düşük sosyo-ekonomik düzey,
  • Anne yaşı; 35 olması,
  • Obezite, beslenme bozukluğu, anemi ve folik asit eksikliği,
  • Çoğul gebelik ve Molar gebelikte olduğu gibi çok fazla koryon villusları ile karşılaşanlar,
  • Bebek kaybı ve IUGG öyküsü,
  • Ailede preeklampsi veya eklampsi öyküsü (anne ve kızkardeşte),
  • Ailede hipertansiyon ve diabet öyküsü,
  • Önceden var olan hipertansiyon veya böbrek hastalığı,
  • Geçirilmiş preeklampsi veya eklampsi,
  • Gebede diyabetes mellitus varlığı,
  • Nonimmün hidrops, Rh uyuşmazlığı,
  • Antifosfolipid antikor sendromu,
  • Kollajen doku hastalıkları.

Preeklampsi de biyokimyasal değerler

  • Serum kreatinin > 1,2 mg/dL,
  • Trombosit sayısında azalma.

37. gestasyonel hafta ise tedavi yaklaşımı; Bütün hastalarda anne ve bebek durumu yakından değerlendirilmelidir. Hastanın kan basıncı ≥150- 100 mmHg, önemli proteinüri yok ise karaciğer enzimleri normal ve fetal sağlığı değerlendirme testleri iyi ise ayaktan ya da hastaneden yönetim mümkündür. Şayet hasta hospitalize (hastaneye yatırmak) edilmeyecek ise, hastanın subjektif yakınmaları olmamalı ve hasta uyumlu ve güvenilir olmalıdır.

Hasta ister hastaneye yatırılsın, ister evde yönetilsin, aşağıdaki uygulama ve izlemler mutlaka yapılmalıdır:

  • Tuz kısıtlaması, antihipertansif ilaç tedavisi,
  • Kısmi istirahat, günlük stikle idrarda protein ölçümü, mümkünse 24 saatlik,
  • İdrardaprotein takibi,
  • Günlük kan basıncı takibi,
  • Haftada 1-2 kez fetal sağlığın değerlendirilmesi (NST, BFP ve ultrason ile amniotik mai volümü ve fetal gelişim),
  • Hematokrit, trombosit ve karaciğer fonksiyonlarının değerlendirilmesi,
  • Hasta baş ağrısı, görme bozukluğu, epigastrik ağrı, bulantı ve kusma gibi preeklampsinin uyarıcı işaretleri ve günlük bebek hareketlerinin sayımı, eylem başlama bulguları veya vaginal kanama konusunda eğitilmelidir,
  • Hastada akut ciddi hipertansiyon, önemli proteinüri gelişimi (2 g/24 saat), anormal fetal testler var ise acil hospitalizasyon gerekir.

Gebelik eğer ≥37. gestasyonel hafta ise tedavi yaklaşımı: Term veya terme yakın olgular serviksin uygun olması halinde indüksiyon ile doğurtulur; bishop skoru sezaryen endikasyonu vardır. Bu süreçte maternal-fetal distres yakından takip edilmelidir.

Ağır preeklampside tedavi

Hastanede yoğun bakımda anne ve bebeğin izlenmesi gerekir. Bu izlem kan basıncı ve diğer vital bulguların izlemini, aldığı-çıkardığı takibini kapsar. Hastanın laboratuar değerleri izlenerek (başlıca kreatinin, ürik asit, AST, ALT, elektrolitler, hemoglobin, hematokrit, trombosit değerleri olmak üzere) intravenöz hidrasyonu sağlanır. Fetüs monitörize edilir. İlaç tedavisine başlanılır. Tedavide sıklıkla kullanılan ilaçlar;

  • Hidralazin; Vazodilatatör etkilidir; Arteriyal düz kasları gevşetir ve şiddetli peripartum hipertansiyon tedavisinde endikedir.
  • Labetolol; α/β adrenerjik reseptör blokeridir. Sempatik tonusta yaygın bir azalma sağlarlar.
  • Nifedipin; Kalsiyum kanal blokeridir. Hücre içine kalsiyum girişini değiştirmeleri ve voltaj kanallı kalsiyum kanallarına bağlanma bölgelerindeki etkileşimleri ile etki eder.
  • Konvülziyonları önlemek için Magnezyum sülfat tedavisine başlanılabilir.
  • İmmatür akciğer için ise steroid tedavisi verilir.

Ağır preeklampside tedaviye iyi cevap alınsa bile anne ve bebek için risk devam etmektedir. Doğum için bekleme tedavisi önerilmekteyse de 32-34. gebelik haftasının üzerinde doğum yaptırılabilir. Fetüsün gelişimi olumsuz etkilenmiş olduğundan ve artık yeterli beslenme ve gelişim sağlayamayacağı düşünüldüğünden ağır preeklampside doğum kesin tedavi olacaktır. Gebelik haftasına göre doğuma ilişkin karar yönetimi aşağıdaki gibidir:

  • 34. haftadan sonra: İndüksiyon ve doğum
  • 33-34. hafta: Fetal akciğer matürasyonu için steroid uygulanır ve 48 saat sonra doğum yaptırılır.
  • 23 hafta 6 gün – 32 hafta 6 gün: Bekleme yaklaşımı ve steroidler
  • 23 haftanın altında: Hasta onayına bağlı olarak terminasyon, bekleme yaklaşımı ve maternal ve fetal riskler konusunda danışmanlık verilmesini içerir.

Öte yandan ciddi preeklampside, Annede; trombositopeni veya HELLP, Yaygın Damar İçi Pıhtılaşma (DIC), pulmoner ödem, böbrek yetmezliği, eklampsi, uyarıcı bulgularının varlığı (Persistan ve ciddi baş ağrısı, görme bozukluğu, epigastrik ağrı), kontrol altına alınamayan hipertansiyon, ablasyo plesanta şüphesi, membran rüptürü, Fetüste; fetal distres, persistan ciddi oligohidroamnios, ciddi intrauterin gelişme geriliği (IUGR) var ise doğum endikasyonu vardır.

Ciddi preeklampside doğum sonrası dönem

Bu hastalar postpartum dönemde yoğun bakımda izlenerek magnezyum sülfat tedavisine 24 saat daha devam edilmelidir. Eklampsi ve HELLP Sendromu gelişimi açısından yakından takip edilmelidir. Taburculuk sırasında, çoğu hastanın hipertansiyonu düzelmektedir. Ancak bu durum devam ediyorsa, antihipertansif ilaç reçete edilir ve hasta tekrar değerlendirilmek üzere kontrole çağrılır.

Doğumsonu maternal takip ve danışmanlık

Peeklampsi gelişmiş hastaların postpartum dönemde ciddi medikal değerlendirmesi yapılmalıdır. İlk gebeliğinde preeklampsi gelişen kadınların sonraki gebeliğinde de preeklampsi gelişme riski artar. Bu oranın %20-40 arasında değiştiği bildirilmektedir. Preeklampsili hastanın kız kardeşinde preeklampsi riski %14’tür. Aynı zamanda, sonraki gebelikte intrauterin gelişme geriliği riskinde de artış vardır.



Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mraniye escort
maltepe escort
Pendik Escort
Ataşehir Escort
turk porno