Hepatit B Virüsü ve Gebelik


Kan ve kan ürünlerinin nakli ve cinsel yolla geçen Hepatit B; akut hepatit ve hepatik yetmezliğin yanı sıra kronikleşerek siroz ve kansere neden olan hastalık ve ölüm oranı yüksek olan bir enfeksiyondur. ABD’ deki tüm hepatit olgularının yaklaşık yarısından sorumludur. HbsAg taşıyıcılığının yüksek oranda bulunduğu bölgelerde hepatit b enfeksiyonunun en önemli yayılma yollarından birini anneden bebeğe gebelik sürecinde geçiş oluşturmaktadır. Kronik HBV (hepatit b virüsü)  enfeksiyonu olan annenin gebelik döneminde enfeksiyonu bebeğe bulaştırma riski %40–50 oranındadır. Anneden bebeğe bulaştırma, doğum esnasında veya doğum sonrasında oluşan deri ve mukoza sıyrıklarının enfeksiyon kapmış anne sıvıları ile teması, vajinal kanaldan geçiş sırasında anne kanının yutulması, sezaryen sırasında anne kanıyla temas veya plasenta hasarı sonucu anne dolaşımının bebek dolaşımına karışması gibi nedenlerle olmaktadır.

Doğum öncesi dönemde kazanılan HBV enfeksiyonu %90 gibi yüksek oranda kronikleşmektedir. Tek önemli rezervuarı insan olan Hepatit B’nin yayılmasında taşıyıcılık kavramı oldukça önemlidir. Bugün dünyada 400-500 milyon taşıyıcı bulunduğu sanılmaktadır. Taşıyıcılar dışında kronik hastalar ve akut enfeksiyonu geçirmekte olan bireylerin kan ve vücut sıvıları bulaşmada önemli rol oynar. Çocuklarda B hepatiti en sık olarak anneden alınan virüs sonucu meydana gelmektedir. Doğum öncesi dönemde plasenta aracılığı ile bulaşma olabilmekle beraber genellikle çocukta doğduğu zaman kanda antijen yoktur. HBV antijeni 2-5 ay arası çocukların kanında belirir. Bu bulgu enfeksiyonun daha çok doğum öncesi dönemde virüsün amniyon sıvısı, anne dışkısı ya da anne kanı yoluyla HBsAg pozitif anneden çocuğa geçmesi ile oluştuğunu gösterir.

Hepatit B Virüsüne Ait Klinik Bulgular

Hepatit B enfeksiyonu akut veya kronik hepatit olarak iki ana formda klinik bulgulara sebep olur . Hepatit B bulunduran kişiler akut enfeksiyondan haftalar önce bulaştırıcılık özelliğine sahiptir. Erişkinlerde kendini sınırlayan ve genellikle altı ay içinde tamamen düzelen bir enfeksiyona sebep olur. Enfeksiyon %65-80 oranında klinik belirtileri olmadan seyreder. Kronikleşme anikterik formda daha çok olmaktadır.


Akut hepatit B tipik olarak; halsizlik, bitkinlik, bulantı, üst abdominal ağrı ve iştahsızlığa neden olur. Fiziki bulgular; sarılık, elle muayenede abdominal hassasiyet, idrarın koyu, dışkının açık renkte oluşu olabilir. Daha ağır hastalık; ensefalopati, böbrek yetmezliği ve ölüme neden olabilir. Olguların %85-90’da akut hastalık iyileşir ve sıvısal koruyuculuk gelişir. %10-15 olgu kronik taşıyıcı olur. Bunların da 1 / 3’de kronik aktif hepatit veya siroz gelişir. Hepatit B enfeksiyonunun 6 ay ya da daha uzun süre devam etmesi, kronik enfeksiyonu gösterir. Böyle olgularda Anti-HBs antikorları saptanamaz. Çoğu hasta akut bir hastalık dönemi geçirdiğini hatırlamaz. Kronik hepatit B de en önemli genel semptom yorgunluktur. Diğer semptomlar bulantı, üst abdominal ağrı, kas ve eklem ağrıları şeklindedir.

Klinik bulgular sarılık, nadiren avuç içlerinde kızarıklık, büyük veya küçük karaciğer ve dalak büyümesidir. Asit ve yemek borusu varis kanamaları geç ortaya çıkan portal hipertansiyon belirtileridir. Yenidoğan hepatiti genellikle hafiftir. Ancak hepatik yetmezlikle beraber olan fulminant hepatitise ve birkaç gün içinde ölüme neden olabilir. Hepatit B ile birlikte olan asıl üzerinde durulması gereken sağlık sorunu, HBV ile enfekte yenidoğanların yaklaşık %85’nin kronik taşıyıcı olmasıdır. Bu durum bu olguları, uzun sürede ciddi kalıntı riski ile karşı karşıya getirecektir. %40 olguda kronik aktif hepatit gelişir. Bu olgular artmış siroz veya kanser riski taşırlar. Kronik HBV taşıyıcılarının %25’i komplikasyonlar nedeniyle ölecektir. Hepatit B ile birlikte olan teratojenik bir sendrom tanımlanmamıştır.

Hepatit B Nasıl Bulaşır?

HBV‟nin perkutan, perinatal, horizantal ve cinsel temas olmak üzere 4 ana bulaşma şekli vardır.

Perkutan(parenteral) bulaşma: HBV enfeksiyonunda en önemli bulaşma yollarından biridir. Virüsün temas, kan ve kan hücrelerinin transferi, hemodiyaliz, endoskopi, yapay solunum cihazı gibi tıbbi aletlerin kullanımı, akupunktur uygulaması, aynı enjektörün farklı bireylerde kullanımı, diş tedavisi, kulak delme, manikür-pedikür, deri altı enjeksiyonlar ve dövme  yaptırmayla olmaktadır. Ayrıca kanla bulaşma olmasına bağlı olarak havlu, jilet, tıraş makinesi, diş fırçası, banyo malzemeleri gibi günlük eşyaların ortak kullanımı da  bulaşmaya neden olabilir.

Perinatal bulaşma: Taşıyıcı anneden çocuğa geçiş, genellikle doğum sırasında veya doğumdan sonra HBV ile enfekte anne sıvıları ile bebeğin temasıyla olur. Anneden fetusa bulaşma, gebelik esnasında değil de, genellikle doğum sırasında olmaktadır. HBeAg pozitif olup normal vajinal doğum yapan annelerde bulaşma, sezeryanla doğum yapan annelerden 2–2.5 kat fazla bulunmuştur . Özellikle HBeAg pozitif olan annelerin bebeklerine, virüsün bulaşması ve sonunda kronik hepatit taşıyıcısı olma riskleri%90‟dan fazladır ve bunlardan %15-20‟si kronik hepatit sebebiyle ölmektedirler.

Seksüel bulaşma: Taşıyıcılarda cinsel salgılarda HBV bulunmakta ve cinsel eşlerine mukozal giriş kapılarından girerek enfeksiyona yol açmaktadır. Travmatik ilişkilerde ve başka bir cinsel hastalığın bulunması durumunda bulaşma riski daha da artmaktadır.

Horizontal bulaşma:  Çocuklar ve genç yetişkinler arasında önemli bir yayılma şeklidir. Kardeşler, akrabalar, arkadaşlar arasında ve özellikle aynı evde yaşayanlar arasında geçiş söz konusudur. Bulaşmanın mekanizması tam olarak anlaşılamamışsa da yakın temas, ortak bazı malzemelerin kullanımı ile kan,tükürük ve seröz sıvıların defektli cilt ve ya mukozaya teması ile olduğu düşünülmektedir. Kalabalık yaşam şartları (yatılı okul,kışla, hapishane, yurt) kötü hijyen ve sosyoekonomik durum HBV bulaşım oranını artırmaktadır.

Hepatit B Virüsü Tanısı

Akut viral hepatit tanısı anamnez, klinik, biyokimyasal ve serolojik bulguların değerlendirilmesi ile konulur. Serolojik tanıda HBV’nin iki antijeni (HBsAg, HBeAg) ve üç antijenine karşı gelişmiş antikorlar (Anti-HBs, Anti-HBc Anti-HBe) kullanılır. HBsAg enfeksiyondan 6 hafta sonra kanda belirir ve klinik hastalığın bitişinden sonraki 3 ay içerisinde de kaybolur. Altı aydan uzun süreyle sebat etmesi taşıyıcılık durumunun geliştiğine işaret eder. Anti-HBs daha geç ortaya çıkar bazen semptomlar çıktıktan 3 ay kadar sonra belirir ve sebat eder. Anti-HBs düzeyleri nadiren yüksektir, akut hepatit B hastalarının %10-15‟inde hiç antikor oluşmayabilir. Anti-HBs iyileşme ve bağışıklıktan sorumludur. İlk antenatal vizitte tüm gebelere hepatit B için tarama önerilir. Yüksek risk altında olanlara tarama testleri negatif ise, aktif immünoterapi önerilmelidir. HBsAg antijen tayini, HBV’nin maternal fetal geçiĢini önlemede köĢe taĢıdır. Testlerin amacı, gebe kadınlardan kimin HBV için kronik taĢıyıcı olduğunun saptamaktır.

Hepatit B Tedavisi

HBV enfeksiyonu aktif ve pasif immünizasyon ile önlenebilir. Enfeksiyon ile karşılaĢan yetişkinlerde profilaksi amacıyla hepatit B immünoglobulin (HBIG) 0.06 ml / kg / IM yapılmalı bunun birincisi hemen, diğer ikisi 1. ve 6. aylarda olmak üzere toplam üç doz aşı takip etmelidir. Gebelik esnasında HBV aşısının ve HBIG yapılmasının anne ve fetüs üzerinde hiçbir olumsuz etkisi yoktur. Anneleri kronik HBV tasıyıcısı (HBsAg pozitif) olan infantlar, doğumda enfekte sekresyona maruz kalabilir. Bu nedenle bu yenidoğanlara doğumdan sonraki 12 saat içinde HBIG 0.5 ml / IM uygulanır. Tedavi etkinliği interval arttıkça azalır. Bunu ilki yaşamın 1. haftası, diğer iki tanesi 1. ve 6. ayda olmak üzere toplam üç doz aşı takip etmelidir. Bu Şekilde bir profilaksi ve aşı uygulanımı vertikal geçişi yaklaşık %90 önler.


Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mraniye escort
maltepe escort
Pendik Escort
Ataşehir Escort
turk porno