Gebelikte Sık Görülen Kanserler


Gebelikte kanser tanısı konulması gebenin ve fetüsün yaşamını doğrudan ilgilendirir, diğer aile bireylerinin yaşamını etkiler ve hekim açısından da yönetimi daha kaygılı bir süreci başlatır. Bu kaygıyı oluşturan temel gerekçe tanı ve tedavi yöntemlerinin fetüse olası zararı ile eksik ya da ertelenmiş tedavinin anne sağ kalımına olumsuz etkisidir. Bu durumda uygulanacak genel kabul görmüş tedavi protokolleri henüz yoktur. Bilgiler, olgu sunumları ya da küçük olgu serilerinden elde edilmiş olup, hekim ve hastanın bir görüş oluşturması için yetersiz kalır. Tedavinin planlanmasında moral, ahlaki değerler ve dini inançların yanı sıra yasal unsurların da dikkate alınması gerekir ve bu özel durumdaki deneyim, onkolojinin belki de diğer hiçbir alanında olmadığı kadar önemlidir.

Gebelik ve Kanser Epidemiyolojisi

Gebelikte kanser epidemiyolojisi hakkında yeterli veri olmamakla beraber nadir bir durum olarak tanımlanır. Sıklığı 1:1000-1:5000 gebelik ve 1:1000-1:1500 canlı doğum arasında değişir. Kanser üreme çağındaki kadınların ölüm nedenleri arasında ikinci sırayı almaktadır. Gelişmemiş ülkelerde doğumlar daha erken yaşlarda olduğundan, gebelikte kanser sıklığı daha azdır. Bir çok kanser ilerleyen yaşla birlikte daha sık görüldüğü için, maternal yaşın artmasına bağlı olarak kanserle komplike olan gebeliklerin gelişmiş ülkelerde daha artacağı da öngörülmektedir.

Gebeliğin herhangi bir kanseri başlattığı ya da gelişimini hızlandırdığına dair kesin bilgi yoktur. Gebeliğin sonlandırılması maternal prognozu iyileştirmez. Evrelere göre prognozun, gebe olmayan kadınlarla benzer olduğuna inanılmaktadır. Bildirilen kötü prognozlar yetersiz tanı ve tedaviye bağlı olabilir. Yapılan çalışmaların sonuçları, tüm prognostik faktörleri içermedikleri dikkate alınarak yorumlanmalıdır.


Gebelikte en sık meme kanseri, serviks kanseri ve malign melanom görülür. Preinvaziv lezyonlar dahil edildiğinde, serviks kanseri öne geçmektedir. Diğer yandan malign melanomun en sık olduğunu belirten yayınlar da vardır. Lenfoma dördüncü sıklıkta izlenir.

Gebelikte Sık Görülen Kanserler

Serviks Kanseri

Servikal kanserlerin yaklaşık %1’i gebe kadınlarda teşhis edilir. İnsidansı 1.2- 10.6/10.000 gebeliktir. Gebelikte erken evre invaziv serviks kanseri saptanma sıklığı gebe olmayanlardan 3 kat fazladır. Histopatolojik olarak %90 kadarı skuamöz hücreli kanserdir. Gebeliğin devamı istendiğinde konizasyon, geniş konizasyon (servikal amputasyon) ve radikal trakelektomi yapılabilir. İlk trimesterde saptanan kanserde konservatif yaklaşımla ikinci trimestere dek beklenir. Hastalık üçüncü trimesterde saptandıysa, fetal matürite sağlandıktan sonra sezaryen doğumu takiben standart tedavi uygulanır. İkinci trimesterdeki hastalıkta ise evreye göre yönetim yapılır. Evre IAl’de konizasyon yapılır. Konizasyon sonrası doku sınırı pozitif olgularda ikinci konizasyon uygulanabilir. Bunlarda servikal serklaj ve profilaktik tokolizin etkin olduğu bildirilmektedir.

Gebelikte lenfadenektomi yapılması mümkündür. Geçici değişiklikler hastalığı taklit edebileceğinden dolayı patolog, gebelik açısından uyarılmalıdır. Neoadjuvan kemoterapi uygulanacaksa, toksisitesi daha az olan paklitaksel karboplatin rejimi seçilmelidir. Kemoterapi siklus sayısı fetal maturasyona göre belirlenir. Doğum şeklinin sağkalıma olumsuz etkisi yoktur. Servikste tümör olmayan durumlarda vajinal doğum yapılabilir ancak epizyotomi hattında rekürrensler bildirildiği için sezaryenle doğum önerilir. Büyük tümörü olan olgularda sezaryen sonrası karın duvarında da nüksler bildirildiğinden, klasik uterus insizyonu yapılması ve yara koruyucu sistemlerin uygulanması yararlı olabilir.

Diğer Jinekolojik Kanserler

Gebeliklerin % 1-2’sinde adneksiyal kitle tespit edilir ve bunların % 2-6’sı maligndir. Gebelikte tanı konan over kanseri insidansı 4-8/100.000 gebeliktir. Kliniği çoğunlukla sessizdir, tanı rutin antenatal muayenede tesadüfen konulur. Genç kadınlarda germ hücreli kanserler sık görülürken, yaş ilerledikçe epitelyal kanserler, özellikle borderline tümörler sık izlenir. Gebelikte en sık izlenen germ hücreli tümör olan disgerminomlar gebelikteki over malignitelerinin %30’unu meydana getirirler. Germ hücreli ve borderline kanserler çoğunlukla erken evrede saptanırlar. Epitelyal kanserler de sıklıkla pelvise sınırlıdır. Tedavide yaklaşım gebe olmayanlar gibidir. Germ hücreli ve seks kord stromal tümörlerde orta hat insizyonla yapılan laparotomide unilateral salpingo-ooferektomi, omentektomi, peritoneal sitoloji ve randomize biyopsiler yapılır. Gebelikte endometrium kanseri çok nadirdir. Olgular çoğunlukla fokal, iyi diferansiyedir ve minimal invazyon gösterirler. Çoğu grade 1 endometrioid olup, tanı abortus veya D/C materyalinde konulur.

Vulva kanserlerinin %19’u, VIN’lerin % 26’sı 40 yaşından gençlerde görülür. 50 yaş altı vulva kanserleri sıklıkla multifokaldir ve HPV enfeksiyonu eşlik eder. VIN gebeliğin her döneminde lazer ve cerrahi ile tedavi edilebilir. Lenf nodu negatif invaziv kanserlerde, hemitotal/total vulvektomi, unilateral/bilateral inguinofemoral lenfadenektomi veya sentinel lenf nodu diseksiyonu yapılır. Pozitif inguinal lenf nodu varlığında prognoz kötü olduğundan tedavi geciktirilmemelidir. Bu durumda ilk ve ikinci trimesterde gebelik sonlandırılmalı, son trimesterde ise doğumu takiben standart tedavi yapılmalıdır. Oluşan skar dokusu ve epizyotomi hattında nüks ihtimali nedeniyle doğum şekli sezaryen olmalıdır. Vulva melanomu gebe olmayanlar gibi tedavi edilir. Melanomun yüksek fetal ve plasental metastaz riski akılda tutulmalıdır. Plasental tutulumda %22 fetal metastaz görülmektedir.



Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mraniye escort
maltepe escort
Pendik Escort
Ataşehir Escort
turk porno