Erken Yaşta Hamileliğin Anne ve Bebeğe Etkileri


Dünyadaki bütün veriler anne ve bebek ölüm hızlarının en yüksek olduğu dört tip gebelik tanımlamaktadır. Bunlar;

  • 18 yaşından küçük kadınların gebelikleri,
  • 35 yaşından büyük kadınların gebelikleri,
  • dört ve daha fazla doğum yapan kadınlardaki gebelikler,
  • bir önceki gebelikle arasında iki yıl ve daha kısa ara olan gebeliklerdir.

Adölesan (erken yaşta) gebelikler yüksek riskli gebelikler olup, yüksek maternal ve fetal morbidite ve mortalite ile sonlanabilmektedir. Erken yaşta başlayan gebelikler geniş ailelerin oluşmasına neden olurken bir yandan da hem demografik açıdan hem de anne çocuk sağlığı açısından önemli olumsuz sonuçlara neden olabilmektedir. Erken yaşta evlenen kadınlarda gebeliği önleyici yöntem kullanma oranı düşük ve aynı zamanda gebeliğe bağlı risklerin görülme olasılığı daha fazladır.

erken yaşta hamileliğin anne ve bebeğe etkileri

erken yaşta hamileliğin anne ve bebeğe etkileri

Ergenlik çağında gebe kalma ve çocuk sahibi olma, henüz yeterli fiziksel ve hormonal olgunluğa erişmemiş genç anne ve doğacak yavrusunun sağlığı açısından tüm dünya ülkelerinde önemli bir toplum sağlığı sorunu olmaktadır. Adölesan henüz gelişim evresini bitirmemiş, iskelet sistemi yönünde tam olgunluğa erişmemiştir. Adölesan vücudundaki değişikliklere uyum sağlamaya çalışırken, bir yandan da gelişen gebelik olayı ve anne olma psikolojisi ile uğraşmaktadır. Bu da onda adölesan dönemin var olan kaygılarının yanı sıra ek bir kaygı yaratmaktadır. Adölesan gebeliklerin kısa ve uzun vadeli anne ve bebeği de etkileyen çeşitli olumsuz sağlık sonuçları olduğu bilinmektedir. Sadece fizyolojik değil aynı zamanda psikolojik, sosyolojik, ekonomik açıdan da olumsuz sonuçlarla karşılaşıldığı bilinmektedir. Adölesan gebeliklerde gebelik ve doğum komplikasyonları diğer gebeliklerden %60 daha fazla görülmektedir.


Anneye Etkileri

Erken yaşta hamilelik, genç kızları eğitim gibi temel bir haktan ve diğer birçok sosyal haktan mahrum bırakmaktadır. Ayrıca, anne ve bebek sağlığını olumsuz etkilemekte, diğer gebeliklere kıyasla daha riskli kabul edilmektedir. Gebelikte gerçekleşen doğal süreç çerçevesinde kadının vücudunda bir dizi yapısal ve işlevsel değişiklik meydana gelmektedir. Kadının bedensel, ruhsal ve sosyal açıdan gelişimini tamamlamadan gebe kalması durumunda hem anne hem de bebek olumsuz etkilenmektedir.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar: Erken yaşta hamilelik yaşayanların karşılaşabilecekleri en önemli üreme sağlığı sorunları ise cinsel yolla bulaşan hastalıklar, AIDS ve buna bağlı gelişen komplikasyonlardır.

İstenmeyen gebelikler: İstenmeyen gebelikler düşük ve orta gelirli ülkelerde 15-19 yaşlar arasındaki hamilelerin %14’ünde güvenli olmayan düşükler ile sonuçlanmaktadır. Dünyada her yıl 2,5 milyon ergen güvenli olmayan düşüklere maruz kalmakta ve yetişkin kadınlara göre komplikasyonlardan yüksek oranda etkilenmektedir.

Gebelik: Ergen kadınların en önemli ölüm nedeni gebelik ve gebelikle ilgili nedenlerdir. Erken yaşta hamile kalanlarda gebelik komplikasyonları ve prenatal sorunlara daha sık rastlanır. Adölesan annelerde anemi ve gebeliğin neden olduğu hipertansiyon oluşma oranı yüksektir. Sıklıkla karşılaşılan gebelik riskleri;

  • spontan abortus,
  • korpus luteum kistleri,
  • gestasyonel trafoblastik hastalıklar,
  • dış gebelik ve septik abortustur.

Erken yaşta hamile kalan kişilerde sigara kullanımı, bağımlılık yapıcı madde kullanımı, Human Immunodeficiency Virus (HIV) ve diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların daha fazla görüldüğü bildirilmektedir. Ayrıca adölesan gebelikte özellikle anemi, postpartum kanama ve depresyon, erken membran rüptürü, servikovajinal enfeksiyonlar, gebelik hipertansiyonu, preeklampsi, eklampsi, perineal fistül, epizyo açılması daha fazla tespit edilmiştir.

Buna ek olarak düşük beden kitle indeksi, beslenme yetersizliği, yetersiz kilo alımı, aşırı doğurganlık, evlilik dışı gebelik, antenatal bakım yetersizliği, doğum öncesi ve sonrası kanama, zor doğum ve fistül adölesan gebelerde görülen diğer komplikasyonlardır.

Bebek Açısından Etkileri

Adölesan gebelik söz konusu olduğu zaman, annenin sağlığı tehlike altına girdiği gibi, çocuk için de bir takım sakıncalar ortaya çıkabilmektedir.

Adölesan kadınların prematüre ve düşük doğum ağırlıklı bebek doğurdukları ve sonuçta neonatal ve infant mortalitesinin fazla olacağı, konjenital malformasyonlara, motor ve mental gelişme gerilikleri, körlük ve sağırlığa sık rastlanmaktadır. Bebekler ayrıca epilepsi, serebral palsi, retardasyon, körlük ve sağırlık dahil olmak üzere konjenital defektler, zihinsel ve fiziksel özürlü olmaya da adaydırlar.

Buna ek olarak oligohidroamnios, erken membran rüptürü, mekonyum aspirasyonu, umblikal kordon transpozisyonu, malnutrisyon, konjenital anomali, enfeksiyon, doğum travması, repiratuar stres adölesan annelerden doğan bebeklerde daha sık görüldüğü bildirilmiştir. Ayrıca bebek ölüm hızı bu bebeklerde iki üç kaz daha fazladır.

Adölesan annelerin bebeklerinde yetişkin gebelere göre daha fazla komplikasyon bildirilmektedir. Adölesan gebelikler, bebekler açısından doğumsal malformasyon, prematürelik, preterm doğum, düşük doğum ağırlığı ve asfiksi gibi yenidoğan ölüm riskini artıran ve ileriki yaşamında sağlık problemi yaşamasına neden olan sorunlar adölesan annelerin çocuklarında fazla görülmektedir.

Yenidoğanlarda düşük doğum ağırlığı (DDA), ortalama doğum ağırlığı ve doğum boyunun düşük olması çok görülen komplikasyonlardır. Yine yapılan çalışmalarda adölesan gebelerin erişkin gebelere oranla sigara ve alkol tüketim oranlarının fazla olması nedeni ile yenidoğanlarda düşük doğum ağırlığı ve sağlık problemleri yüksek oranda gözlenmektedir.

Adölesan gebelik ve gebelik komplikasyonlarını inceleyen çalışmalar adölesan gebeliğin düşük, in utero mort fetus (IUMF), erken doğum, erken membran rüptürü, intra uterin gelişme geriliği (IUGR) ile ilişkilendirmiş ancak son yıllarda gebeliği etkileyen diğer faktörlerin eklendiği çalışmalarda bu ilişkilerin en azından bir kısmı sorgulanmaya başlamıştır.

Adölesan annelerden doğan bebeklerin 20-29 yaş arasındaki annelerden doğan bebeklere göre ilk bir haftada ölüm riski %50’dir, ilk bir ayda ise ölüm riski %50- 100 arasındadır.

Adölesan anneler çocuğun sağlığı ve gelişimi konusunda da riskli davranmakta, gebelikte sigara içimi, bebeğini emzirmeme ve çocuğunu okul öncesi eğitime göndermeme davranışlarını daha fazla göstermektedirler. Literatürde adölesan annelerin erişkin annelere oranla ilk 2 ayda bebeklerinin sorumluluğunu daha geç alabildikleri ve sağlık hizmetlerine ulaşmada daha fazla sorun yaşadıklarını bildirilmiştir. İleri yaştaki annelerden doğan çocukların, kavramsal yetenek ve akademik başarıları adölesan yaş grubundaki anneden doğan çocuklara göre daha yüksektir. Buna ilaveten adölesan yaş grubundaki anneden doğan çocukların sınıf tekrarı yaptığı ve okul derecelerinin düşük olduğu görülmektedir.

Sosyoemosyonel litratür konusunda ise sonuçlar sınırlıdır. Eldeki sonuçlar değerlendirildiğinde; adölesan anneden doğan çocuklarda; sosyal eksiklik, aşağılık duygusu, korkaklık ve öfkeyi kontrol edememe gibi sosyoemosyonel semptomlar görülmektedir. Ayrıca bunlara ek olarak düşüncesizlik, saldırganlık gibi yüksek riskli davranış bozuklukları, okula gitmeme ve madde kulanımı gibi davranışlar da rapor edilmektedir.

Yirmi yaş altı anne çocukları 30 yaş üzeri annelerle karşılaştırıldığında; anksiyete bozukluğu, majör depresyon ve intihar gibi mental sağlık sorunlarının, madde kullanımı, suç işlem, eğitim başarılarının düşüklüğü, okulu terk etme gibi durumların 1.5- 8.9 kat daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.

Makale ile İlgili Yazılara Aşağıdaki Linklerde Ulaşabilirsiniz. 



Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mraniye escort
maltepe escort
Pendik Escort
Ataşehir Escort
turk porno