Epizyotomi ve Perine Masajı



Epizyotomi, doğumu kolaylaştırmak amacı ile vulvar orifisi genişleterek, fetüsün geçişini kolaylaştıran pudental insizyonun genel adıdır. Bu girişim sıklıkla;

  • fetal hipoksiyi önlemek,
  • forseps, vakum kullanımı gerektiren müdaheleli doğumların ya da makat prezantasyonların ikinci evrenin kısaltılması,
  • spontan perine laserasyonunun önlenmesi,
  • anal sfinkterin korunması,
  • perine onarımının kolay olmasının sağlanması,
  • doğum sonrası kısa ve uzun vadeli pelvis ve perine problemlerinin önlenmesi amacıyla uygulanır.

Ayrıca; annenin kalp yetmezliği gibi doğum sırasında fazla ıkınmasının engellenmesi gereken durumlarda, rijit perinede, makrozomik fetüsde, gelen kısım perineye dayandığı halde beş dakika içinde doğum olmamış ise, önceki doğumlardan kalma skar dokusu olduğunda, forseps ve vakum uygulamalarında da epizyotomi uygulanmaktadır.

Epizyotomi bütün müdahaleli doğumlarda uygulaması gereken bir işlem değildir. Spontan bir doğumda başın doğumu iyi kontrol edilirse, forseps ya da vakum kullanılsa bile uygun vakalarda epizyotomi bile gerekmeyebilir. Epizyotomi tam zamanında uygulanıldığında az travmaya yol açar ve tamiri daha kolay olur. Bu nedenle epizyotomi, önde gelen kısım vulvayı gerdiği zaman açılmalıdır. Baş iyi bir şekilde kontrol edilmeden doğurtulursa epizyotomiye karşın vajina, perine ve vulvada yırtıklar olabilir.

Artan sezaryen operasyonlarının yanında, vajinal doğumlarda yaygın rutin epizyotomi uygulaması da gittikçe yaygınlaşan bir obstetrik girişimdir. Vajinal doğumlarda çok sık olarak uygulanan epizyotomi ve oluşan yırtıklar, kısa ya da uzun dönemde yarattığı olumsuz etkiler nedeni ile kadının ve eşinin cinsel yaşamını etkileyebilir, kadının boşaltım fonksiyonunda geçici ya da uzun süreli bozukluklara neden olabilir, anne bebek etkileşimini geciktirebilir. Bütün bunlar kadının yaşam kalitesinde, geçici ya da uzun süreli olarak azalmaya neden olur.

Epizyotomi ile ilgili tartışmalar uzun yıllardır sürse de doğum kanalını çıkımdan genişlettiği, kontrolsüz oluşabilecek, onarımı zor, ciddi yırtıkları önlediği düşüncesi hala sağlık personelinin pek çoğunda yaygındır. Oysa son yıllarda yapılan çalışmalarda epizyotominin pelvik tabanda daha fazla yırtılmaya neden olduğu belirtilmektedir. DSÖ 1985’te, “rutin epizyotomi kullanılmasının yararlarının doğrulanmadığını” vurgulamıştır ve ardından 1992’de “rutin epizyotomi uygulaması terk edilmelidir” diyerek bu görüşü güçlendirmiştir.


Cochrane Pregnancy and Childbirth veri tabanını geliştiren araştırmacılar, rutin epizyotomi ile ilgili randomize kontrollü deneysel çalışmaların sonuçlarını incelenmiş ve epizyotomiyi, “tehlikeli olma ihtimali vardır” şeklinde sınıflandırmıştır. Rutin epizyotomi yerine sınırlandırılmış epizyotomi uygulaması perineal travma sayısını azaltabilir.

Epizyotominin en sık görülen komplikasyonları epizyotomi uygulama süresinin uzaması, III. ve IV. derece perine laserasyonları ve enfeksiyondur. Ayrıca doğum sonu ağrı ve rahatsızlık, kadının kendi bakımını yeterli düzeyde verememesi ve disparoni de diğer komplikasyonlarıdır.

Perine masajını haftada en az dört defa yapan kadınlarda, hiç yapmayan kadınlara oranla epizyotomi ve laserasyon insidansı daha düşük olmaktadır. Ayrıca ikinci ve üçüncü derece yırtıklarda da azalma sağlamaktadır. Kanıta dayalı çalışmalarda, rutin epizyotomi ile karşılaştırıldığında, epizyotomiden kaçınmanın daha yararlı olacağı belirtilmektedir. Epizyotomiden kaçınma ile daha az posterior travma, daha az sütur, daha az komplikasyon sağlanır ancak anterior perineal travma riskinde artış söz konusudur.


Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mraniye escort
maltepe escort
Pendik Escort
Ataşehir Escort
turk porno