Diabetes Mellitus ve Erkek İnfertilitesi



Diabetes mellitus ve erkek infertilitesi

Diyabetin belirgin komplikasyonlarının yanı sıra, erkek üreme fonksiyonları üzerindeki etkisi her geçen gün önem kazanmaktadır. Son yıllarda yapılan çalışmalar özellikle diyabetik erkeklerde, subfertilite/infertilite olgularının oldukça sık görüldüğü yönündedir. 2009 yılında yapılan bir istatistik çalışmasında diyabetik erkeklerde subfertilite prevalansının %51 olduğu belirtilmiştir. Aynı yıl Katar’da yapılan bir başka çalışmada da, tip 2 diyabetli 857 erkek hastada, infertilite prevalansının %35 olduğu bildirilmiştir.

Diyabet, birçok farklı yolla erkek üreme fonksiyonları üzerinde etkilidir. Spermatogenezin sürekliliği, tübül içi kan akımındaki glukoz seviyesine bağlıdır. Hiperglisemik veya hipoglisemik durum ile birlikte meydana gelen glukoz dalgalanmaları, spermatogenezin sürekliliğini bozmaktadır. Testislerde yer alan hücreler arasındaki metabolik işbirliği, sıkı bir hormonal kontrol altındadır. Diabetes Millitus, hipotalamus-hipofiz-gonadal ekseni üzerine etki ederek, luteinizan hormon (LH) ve folikül uyarıcı hormon (FSH)‘ların salınımındaki kontrol mekanizmalarını değiştirmektedir. Ayrıca spermatogenik seri hücreler ve özellikle spermler, Sertoli hücrelerinin parakrin ve endokrin kontrolü altındadır. Dolayısıyla sertoli hücrelerinde meydana gelen hormonal dalgalanmalar, spermi de olumsuz etkilemektedir.

Diabetes Millitus’ün spermde, nükleer ve mitokondriyal DNA hasarına sebep olarak, sperm kalitesini bozduğu ve bununla birlikte, libido azalması ve iktidarsızlık gibi önemli ilişkiye girme sorunlarından da sorumlu olduğu bilinmektedir. Erektil disfonksiyon ve ejakülasyon bozukluğu, özellikle de retrograd ejakülasyon diyabetik bireylerde sıkça tespit edilen diğer problemlerdir.

Hiperglisemi ile uyarılan reaktif oksijen türevleri (ROS) ve bunların aşırı üretimi sonucunda oluşan oksidatif stres, diyabet ile ilgili önemli komplikasyonlardan sorumludur. Hücre içerisinde biriken ROS’lar, hücrede apoptozis mekanizmasını hızlandırdığı gibi, sperm kalite ve fonksiyonu üzerinde de gerçek bir toksik etkiye sahiptirler. Hiperglisemi, enerji üretimini ve serbest radikal yönetimini değiştirerek, sperm hareketliliğinin ve konsantrasyonunun değişmesine neden olur. Yani insan spermi, oksidatif strese karşı son derece duyarlıdır. Ayrıca insülin direncinin patogenezinde, ROS’larin merkezi bir rolünün olduğu düşünülmektedir.


Birçok çalışmada diyabetin, testis dokusunda önemli biyokimyasal ve histolojik değişikliklere yol açtığı ortaya konulmuştur. Özellikle hipofiz bezinden LH salınımında bozukluğa sebep olarak, Leydig hücrelerinden testosteron salınım düzeyini azalmaktadır.

Öte yandan diyabetin testis dokusunda meydana getirdiği histolojik değişimler;

  • Seminifer tübüllerde atrofi ve tübül duvarını döşeyen germ epitelinde düzensizlik,
  • Apoptozis,
  • Bazal membran kalınlığında ve interstisyel alan hacminde artış,
  • Tübül içi sperm sayısında azalma,
  • Seminifer tübül duvarında veya lümeninde çok nükleuslu dev hücrelerin görülmesi,
  • Vakuolizasyon,
  • Vaskülarizasyonda artış (konjesyon),
  • Tübül lümeninde spermatogenik seriye ait hücrelerin görülmesi şeklinde özetlenebilir.


Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mraniye escort
maltepe escort
Pendik Escort
Ataşehir Escort
turk porno