Aile Eğitimi ve Çocuk Gelişimi İlişkisi


Aile eğitim programları, ebeveynlerin çocuklarına yeni beceri ve yeni kavramları öğretmede ve davranışları kontrol etmede uygulayabilecekleri etkili yöntem ve teknikleri edinmelerini amaçlayan programlardır. Okullarda sürdürülmekte olan öğretim etkinliklerinin, ailelerin katkılarıyla desteklenmesi ve ailelerin çocuklarının eğitim sürecine katkı sağlayıcı ve katılımcı olmalarının çok önemli olduğu kabul edilmektedir.

Ailelerin çocuklarının eğitim sürecine aktif katılımına yönelik araştırmalar, aile desteğinin, ailenin kendisine, çocuğun tüm gelişim alanlarına ve eğitim sürecine yoğun katkılar sağladığını göstermektedir. Aslında, ailelerin kendi çocuklarına, sosyal beceriler, iletişim becerileri, öz bakım becerilerini, ev içi beceriler, psiko-motor beceriler, ilk yardım becerileri ve buna benzer birçok çocuğun hayatında bağımsız yaşam becerisini edindirmede destek olabileceği belirtilmektedir. Fakat, anne-babaların çocuklarına yeni bir kavram ve yeni bir becerileri öğretmelerinin ön şartını çocuklarının davranışlarını kontrol edebilir hale gelmeleri oluşturmaktadır.

Çalışmalar, anne-babaların çocuklarının var olan davranışlarını kontrol etmede çoğu zaman yetersiz kaldıkları, güçlüklerle karşılaşıldığı ve çocuklarının davranışlarını kontrol edebilmek amacıyla eleştirilere ya da ceza uygulamalarını kullandıkları gözlenmektedir. Ancak, cezanın, doğru anlamıyla kullanılmış olduğunu varsaysak bile, yalan söyleme, hile yapma, gerçekleri gizleme, okuldan kaçma vb. gibi bazı olumsuz sonuçlar doğurduğu bilinmektedir. Bu gibi nedenlerden dolayı ceza uygulamaları önerilmemektedir.

Mevcut davranışların kontrol edilebilmesi için ceza yöntemi uygulanarak olumsuz davranışların azaltılması yerine, olumlu olarak nitelendirilen davranışların uygun pekiştirmeler kullanılarak arttırılabilmesi söz konusu olmaktadır. Bu sayede, hem ceza kullanmış olmanın ortaya çıkaracağı istenilmeyen olumsuz etkileri yok etmekte, hem de bireye olumlu olarak nitelendirilen bazı davranışların kazandırılmasına olanak sağlayabilecektir.


Davranış ilkeleri, davranış ile var olan davranışı kontrol eden değişkenler arasındaki ana işlevsel ilişkiyi açıklar. Pekiştirme, davranışın ortaya çıkardığı sonuçların davranışın ileride oluşma olasılığını arttırdığı yönündeki sistematik bir ilişkiyi betimleyen davranış ilkesidir. Dönüştürülebilir sembol pekiştireç sistemi, ayrımlı pekiştirme, sosyal ödüllerin verilmesi pekiştirme ilkesinden ortaya çıkmış olan işlem süreçleridir. Davranış ilkelerinden bir başkası da ceza ilkesidir. Ceza, davranışın ortaya çıkardığı sonucun, davranışın ileride oluşma olasılığını azalttığı yönündeki düzenli bir ilişkiyi betimlemektedir. Mola, tepkinin bedeli, uyuşmayan davranışların pekiştirmesi ceza ilkesinden türemiş işlem süreçleridir.

Zihinsel yetersizliği olan çocuklar, her alanda olduğu gibi ailelerinin daha çok desteklerine ihtiyaç duyarlar. Zihinsel yetersizliği olan çocuğa sahip ailelerinin çocuklarına destek sağlayabilmeleri için, çocuklarının özür türü ve eğitim gereksinimleri hakkında bilgiye gereksinimleri vardır. Bunun için özel eğitim alanında aile eğitimi uygulamalarının önemi büyüktür. Aile eğitimleri, ailelerin bilgi ve becerilerini desteklemeye yönelik olmalıdır.

Yetersizlikten etkilenmiş bireyler birçok kavram ve beceriyi, anne – babalarının desteği ile daha hızlı edinmektedir. Bunun yanı sıra edindiği kavramı farklı ortamlara, farklı kişilere genelleyebilmektedirler. Bu genellemeler sayesinde, yetersizlikten etkilenmiş bireylerin edindiği becerilerin daha kalıcı olmasını sağlamaktadır.

Tüm bunlara ek olarak; anne babaların yetersizlikten etkilenmiş çocuklarının eğitimine öğretici bireyler olarak dahil olmaları; hem anne-baba, hem yetersizlikten etkilenmiş çocuk hem de diğer kardeşler bakımından çok faydalı olmaktadır.

Bunların yanı sıra ebeveynler, desteğe gereksinim duyan çocuklarının gelişimine katkıda bulundukları için duygusal bağlamda ferahlamakta, çocuklarına yönelik olarak daha olumlu duygular besleyebilmekte, kendilerini daha yetkin hissetmekte ve bu vesile ile anne-baba-çocuk etkileşimi olumlu yönde gelişmektedir.

aile eğitimi ve çocuk gelişimi ilişkisi

aile eğitimi ve çocuk gelişimi ilişkisi

Ebeveynler çocuklarının hayatta sahip oldukları en önemli öğretmenleridir. Çocuğun sosyal, duygusal, zihinsel ve fiziksel yönden gelişimi ilk olarak ailede başlamaktadır. Aile çocuğun okul başarısında ve olumlu davranışlar geliştirmesinde hayati rol oynamaktadır. Anne- babanın ev ortamı içerisinde çocukla çalışması, öncelikli olarak çocuğun gelişimini olumlu yönde etkilemekte ve çeşitli beceriler kazanması noktasında süreci hızlandırmakta ve öğretimi yapılan becerilerin daha kalıcı olmasını sağlamaktadır.

Aile eğitim programları, aile eğitimi için birçok farklı yollar takip etse de özünde aynı amaca hizmet etmektedir. Bu programlar, ailelerin ebeveyn olmadaki sorumluluklarını kazanmalarına yardımcı olmak, aile bağını güçlendirmek, çocuk eğitimi ve gelişimi konusunda aileleri bilgilendirmek, destek olmak (özellikle dezavantajlı çocuklar ve aileleri) ve çocukları okula başlarken öğrenmeye hazır hale getirmek gibi hedeflere sahiptirler. Başlangıçta toplum temelli küçük tanıtım programları olarak başlayan aile eğitimi ve destek programları daha sonra hem içerik hem de sayıca genişlemiş, karmaşıklaşmıştır.

Aile eğitimi, çocukların okuldan ya da çevreden öğrendiklerinin kalıcı olmasını da sağlaması nedeniyle, “normal” olarak ifade edilen çocukların yanında yetersizlikten etkilenmiş çocuklar ve ailelerine de önemli derecede yarar sağlamaktadır. Bunun yanında, ailelerin, çocuklarının okulda öğrendiği becerileri evde sürdürmesi, pekiştirmesi ve en önemlisi çocuklarının gelişimlerine yardımcı olmaktan duydukları hoşnutluk, aile eğitiminin önemini açıkça gözler önüne sermekte ve çeşitli aile eğitim programlarının geliştirilmesi ve uygulanması gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Anne- babaların yetersizlikten etkilenmiş çocuklarının eğitim programlarına katılmalarına verilen önem giderek artmaktadır. Bununla birlikte aile- uzman işbirliğinin sağlanmasının çocuğun eğitimindeki başarıyı olumlu yönde etkileyeceği görüşü de yaygın olarak benimsenmeye başlanmıştır. Anne babaların güçlü birer pekiştirme aracı olmaları, çocuklarını diğer insanlardan daha iyi tanımaları ve çocuklarına bir uzmandan daha fazla zaman ayırabilecek olmaları, okulda öğrenilen becerilerin evde anne babalar tarafından geliştirilmesinin, öğrenilenlerin etkinliliğini arttırması, anne babaların çocuklarına eğitici olmalarını destekleyebilecek görüşler olarak kabul edilmektedir.

 


Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mraniye escort
maltepe escort
Pendik Escort
Ataşehir Escort
turk porno